Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde ülkenin birinde Zeynep adında bir kız yaşarmış. Günlerden bir gün Zeynep, okul çantasını sırtına alıp okula yürüyerek gitmiş. Okulda matematik dersi varmış, ders başladığında Zeynep heyecanlanmış çünkü öğretmen sınav yapacağını söylemiş.
Matematik öğretmeni sınav kağıtlarını dağıtmış ve kalem silgi dışında her şeyi kaldırmalarını istemiş. Zeynep de defterlerini sıranın altına yerleştirirken sıranın altında bir harita görmüş. Şaşkınlıkla eline haritayı almış ve haritayı incelemeye başlamış.
O sırada öğretmen Zeynep öğretmeninin sesiyle irkilerek haritayı çantasına sıkıştırmış, sınavına başlamış ama aklı haritadaymış. Sınava çok çalışmasına rağmen haritayı düşünmekten sınav kağıdına hiçbir şey yazamamış. Teneffüs zili çalınca herkes dışarı çıkmış Zeynep tek başına sınıfta kalmış. Hemen haritayı çantasında çıkarmış, üstünde işaretli bir yer görmüş. İşaretli alanda Sihirli Ülke yazıyormuş.
Zeynep hiçbir şey anlamamış, kafasında bir sürü soru işareti oluşmuş. Bu harita sırasının altına nasıl gelmiş, Sihirli Ülke diye bir yer var mıydı? Zeynep Sihirli Ülke diye bir yer olmadığından eminmiş. Sınav öncesinde haritadaki ülkeleri ezberlemişti, Sihirli Ülke hiç gözüne çarpmamıştı. Bunları düşünürken Sihirli Ülke yazısı birden silinmiş ve harita Zeynep’i Sihirli Ülke’ye götürmüş.
Zeynep gözlerini açtığında karşısında bir Peri görmüş ve her yer kurakmış ve çöle benziyormuş. Zeynep daha ağzını açamadan Peri konuşmaya başlamış: “Merhaba ne kadar şaşırdığını anlayabiliyorum, buraya seni ben getirdim çünkü etrafı görüyorsun her yer kupkuru.
Ağaçlar, çiçekler, kuşlar, sincaplar… hiçbir şey yok. Bunun nedeni çok sinirli, kalpsiz bir cadı. Cadı’nın kötülüğü tüm ülkeyi sardı bu yüzden maalesef ülkemiz çöl oldu.” demiş. Zeynep: “Peki güzel Peri bu harita nasıl benim sıramın altına geldi?” dedi. Peri: “O haritayı sıranın altına ben koydum, böylelikle harita sihirle seni ülkemize getirdi.” dedi. Zeynep: “Ben size nasıl yardım edebilirim ki?” demiş.
Peri:” Cadının evine gidip kuraklık iksirinin formülünü alacaksın. Bu formül sayesinde yaptığım iksirle ülkemiz eski güzel haline dönecek.” demiş. Zeynep düşünmeden yardım isteğini kabul etmiş. Cadı’nın evine nasıl gidileceğini Peri’den öğrenmiş. Cadı’nın evi bir km uzaktaymış. Zeyney vakit kaybetmeden Cadı’nın evinin yolunu tutmuş. Cadı’nın evine ulaştığında pencereden gizlice bakmış. Cadının evde olmadığını görünce dikkatlice içeri girmiş, her yeri aramış ve sonunda iksirin formülünü bulmuş.
Tam Cadı’nın evinden çıkacakken Cadı içeri girmiş. Zeynep çok korkmuş, Cadı ise kıs kıs gülmüş. Demek sen benim evime gizlice girip formülü çalmaya çalıştın demiş. Şimdi görürsün diyerek Zeynep’i bir kürenin içine hapsetmiş. Bunu gören Peri hemen girmiş Cadı’ya görünmeden gizlice Zeynep’in olduğu küreyi alıp çıkmış. Peri ne yaptıysa Zeynep’i küreden çıkarmayı başaramamış. Peri, Zeynep’i Cadı’nın evine gönderdiği için çok pişmanmış, günlerce onun için üzülüp ağlamış. Cadı’nın kötülüğü Peri’nin Zeynep’e olan sevgisi karşısında duramamış ve büyü bozulmuş. Zeynep küreden kurtulmuş.
Peri Zeynep’in küreden kurtulduğunu görünce çok sevinmiş. Zeynep iksirin formülünü hemen Peri’ye vermiş. Peri ve Zeynep formüle bakarak iksiri hazırlamış, hazırladıkları iksiri Sihirli Ülke’nin her bir köşesine dökmüşler. Ülke çöl olmaktan kurtulmuş, her yer eski haline dönmüş. Peri Zeynep’e bir yüzük hediye etmiş tabi ki bu yüzük sihirliymiş. Zeynep: “Bu yüzük ne işe yarıyor.” demiş. Peri şöyle cevap vermiş: “Bu yüzüğe her dokunduğunda en mutlu kişi sen olacaksın.” demiş.
Zeynep teşekkür etmiş ve Peri’nin sihir yaparak onu evine ışınlamasını istemiş. Peri Zeynep’i evine ışınlamış. Zeynep bu yaşadığı maceralı günde bir şey öğrendiğini fark etmiş ve hemen bu öğrendiğini defterine yazmış: Sevgi ve iyi kalplilik en büyük sihirdir. Sevgi’nin önüne hiçbir şey geçemez…
Ada ÇÖP
(6D) Buca Sınav Koleji