Padişahla karşılaşma

Gençlik yıllarımda unutamadığım bir gündü ve kasabada bir söz dolanıyordu: “Padişah cuma selamına gelecek.”  ben çoğu insan gibi padişahı hiç görmemiştim ve padişahımızı çok merak ediyordum. Acaba gözleri ne renkti, saçı uzun muydu yoksa kısa mıydı? Hayalini gözümde canlandırmaya çalışıyordum.

Sabah erkenden kalktım abdestimi aldım ve caminin yakınlarında bir çatıya çıkıp ahalinin toplanmasını bekledim. Ben resme dalmışım zamanın nasıl geçtiğini anlamadım bile… Sonra bir ses yükseldi DESTURR. Ve beklediğim an gelmişti.

Padişahımızı görünce elim ayağıma dolandı, elimdeki resimlerle muhafızların önüne düştüm. Elimdeki resimlerin hepsi yerdeydi. Herkes bana güldü padişahımız sert ve gür sesiyle irkildim. Hünkarım kimdir bu adam, dedi. Ben Süleyman, efendim Minyatürcü Süleyman derler bana, dedim.

Namazdan sonra bu adamı saraya getirin, dedi. Namazımızı kıldık sonra askerler beni aldı ardından saraya gittik. Sarayda hünkarımız beni huzura kabul etti. Selamımı verdim korkmuştum neden çağırdı ki beni saraya.

Hünkarımız söyle dedi gördüm ki saray ve halk minyatürleri çizermişsin saraydaki her şey ve benim bile bilmediğim şeyler var.

Hünkarım cuma selamında gördünüz gibi ben çatılarda gezerim sarayın gören çatılarda hünkarım benim gayem sizin yüce adaletinizi herkese duyurmak.

Hünkarımız söyle dedi hiçbir resimde neden ben yokum, bunun sebebi nedir? dedi. Hünkarım ben sizi ilk defa bugün gördüm haşmetli yüzünüzü görmek yeni nasip oldu dedim hünkarımız söyle buyurdular.

Minyatürcü Süleyman seni saray nakkaşhanesine tayin ettim hayırlı olsun. Böyle bir görevlendirmeyi hiç beklemiyordum çok şaşırmıştım, hünkarım lütfettiniz bu yüce görevi bana layık gördünüz için size minnettarım ne kadar dua etsem az, dedim.

Hünkarımızın bana lütfettiği bu yüce görev hayatımın en anlamlı ödülü oldu. Yaşamımım boyunca görevimi layıkıyla yapmak için çalıştım.

Ceyhun Efe Yaşar 6B

Previous Post
Next Post

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir