Evvel zamanın birinde, çok güzel bir kelebek yaşarmış. Bu kelebek rengarenk, parlak ve bir o kadar da ilgi çekiciymiş. Kocaman bir ormanda yaşarmış. Ne yazık ki bu güzel kelebek ormanda gezemiyormuş çünkü bir süre önce bir örümcek ağına takılmış. Neyse ki örümcek yuvasına uzun zamandır uğramıyormuş. Kelebek ağlara takılı olduğu için burada çok sıkılıyormuş. Ormandaki tüm canlılar önünden geçip gidiyor, o ise öylece bekliyormuş.
Bir gün bir arı kelebeğin yanına gelmiş “Seni uzun süredir izliyorum ama hiç kurtulmak için çabalamıyorsun.” demiş. Kelebeği oldukça üzmüş bu sözler, biraz da hırslandırmış. Etrafına uzun uzun bakınmış. Bir gün ağın biraz üstünde üzerinde yazı yazan bir yaprak görmüş. Yaprakta: “Buradan kurtulmak mı istiyorsun?” yazılı olduğunu görmüş. Bu yazıyı görünce gece gündüz oraya uzanıp yaprağı almaya çalışmış. Bir gün öyle bir rüzgar esmiş ki yaprak aşağı doğru düşmüş. Kelebek tüm gücüyle yaprağı tutmuş ve okumuş. Ağı kayganlaştıracak bir ot olduğunu öğrenmiş.
Bir gün oradan geçen bir solucan görmüş ve “Eğer bana bu otu getirirsen, sana güzel bir toprak gösteririm demiş. Kısa sürede solucan, ot ile birlikte dönmüş. Kelebek ot sayesinde kurtulmuş. Kelebek özgürlükten kıymetli bir şey olmadığını ve çabalamadan hiçbir şey elde edilemeyeceğini anlamış.
Helin Diren ALTUNTAŞ 6C