Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde develer tellal iken pireler berber iken ben annemin beşiğinde tıngır mıngır sallanırken ülkenin birinde bir testici yaşarmış bu testicinin öyle güzel bir kızı varmış ki bu kızı görenlerin aklı hayali dururmuş. Bir de bu köyün fakir ama yiğit bir oğlanı varmış.
Bu oğlan anası ile yaşarmış. Ne kadar fakir de olsalar en azından boğazımızdan geçecek bir lokmaya sahibiz diye şükrederlermiş. Bu oğlan testicinin kızına aşık olmuş, testicinin evi köyün taa diğer ucundaymış. Anası demiş ki: “Etme oğul o testici çok zalim bir adamdır, senin kızana vurulduğunu duyarsa seni ipte sallandırır, ben sensiz ne yaparım oğlum sen benim gözümün nurusun tek geçim kaynağım sensin bu gözleri görmez elleri tutmaz anan nasıl çalışsın!..” demiş.
Oğlan: “Etme ana o beni sallandırırken benim elim armut toplamaz ya! Ben sağ salim denerim sen merak etme.” demiş annesi beline bir çıkın bağlamış Yiğit Oğlan koyulmuş yollara az gitmiş uz gitmiş dere tepe düz gitmiş varmış bir ağacın dibine başlamış Allah ne verdiyse yemeye… Ardından bir adam gelmiş adam benim de yanımda az yiyeceğim var oturup yiyelim, demiş. Oğlan önce bir tereddüte kapılmış tabii.
Oğlan demiş ki: Önce bir söyle bakalım kimsin kimlerdensin necisin değil mi?
Adam: Ben de seninle aynı yere giderim, ben Tilki Hamza kulaklarım çok iyi duyar bir kilometre uzakta konuşulanları bile duyarım. Oğlan önce bir düşünmüş sonra onu da yanına almaya karar vermiş ve beraber düşmüşler yollara. Sonra yolda başka bir adam ile tanışmışlar. Bu adam Çöp Çatan Hamzay’mış.
Çöp Çatan Hamza konuşkan bir adammış onunla da iyi anlaşmışlar, onu da yanlarına almışlar yollarına devam etmişler. Günlerce yürümüşler ve varmışlar testicinin evine oğlan çalmış kapıyı. Testici kapıyı açmış. Karşısında Testiciyi gören Yiğit Oğlan: Allah’ın emri Peygamberlerin kavliyle kızını isterim kendime demiş.
Testici ilk önce karşı çıkacak gibi olmuş sonra aklına bir şey gelmiş olacak ki bıyık altından sinsice gülmüş. Testici demiş ki: seni sınav yapacağım, eğer sınavlarımdan geçersen kızım seninle gelir ama geçemezsen evine geri dönersin. Oğlan hemen kabul etmiş. Testici: “Kızımı memnun edip bana peri padişahının hazinesini getireceksin.” demiş.
Yiğit Oğlan Testici’nin isteğini yerine getirmiş peri padişahının ülkesine gitmiş. Ülkeye girişinde kendisini bir peri karşılamış. Peri: “Sen cesur, sevdiği için her zorluğa katlanacak bir gençsin, dile benden ne dilersen yapacağım, demiş. Yiğit Oğlan: “Sevdiğime kavuşmak için bu ülkenin hazinesini istiyorum, demiş. Peri o anda ülkenin hazinesini Yiğit Oğlan’a armağan etmiş.
Yiğit Oğlan sevinerek Testici’nin evine gitmiş. Tüm hazineyi Testici’nin ayaklarına sermiş. Yiğit Oğlan’ın bu kadar mücadele ettiğini gören kız, ona aşık olmuş. Testici Yiğit Oğlan’ın cesaretine şaşırmış, Yiğit Oğlan’a verdiği sözü tutmuş, kızını testiciye vermeye razı olmuş. İki genç Yiğit Oğlan’ın köyüne gitmişler.
Kırk gün kırk gece düğün yapmışlar. Yiğit Oğlan’ın cesareti ve inancı herkese örnek olmuş. Yiğit Oğlan, anası ve eşiyle sonsuza dek çok mutlu yaşamış, onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine… Gökten üç elma düşmüş, biri bana, biri sana, biri de bu masalı okuyan iyi kalpli insanlara…
Elif Eylül BÜTÜNER 6A