Yıl 2055… Şu anda bir grup arkadaşım ile Harvard Üniversitesinde astronomi ile ilgili çalışmalar yapıyoruz. Amacımız ise galaksiler arası gidip gelmemizi ve araştırma yapabilmemizi sağlayacak bir uzay mekiği üretmek. On saattir çalışmamıza rağmen kimsenin aklında bir teori bile yok. Bir arkadaşım ise artık kitapları karıştırmaya başlamıştı. Daha sonra bir fikir karşısında havalara uçarak bağırmaya başladı.
Herkes meraklı gözlerle ona bakıyordu. Sonunda Emily konuşmaya başladı. “İnanmayacaksınız ama tam 187 yıl önce yaşamış bir kadının tam olarak bizimle aynı şeyi araştırdığını öğrendim. Fakat bunu çok az kişi biliyor. O da aynı bizim gibi Harvard Üniversitesinde çalışmalarını yapmış.
İsmi de Henrietta.” Daha sonra öğrendik ki Henrietta galaksiler arası uzaklıkları hesaplamış. Bunu duyunca Henrietta’nın yaptığı çalışmaları detaylı olarak araştırdık. Onun bulduğu formülleri mekiğe ekleyerek bir mekanizma yaptık. Işık hızına ulaşmak için de ayrı bir mekanizma yapıp mekiğe ekledik. Bunları tamamlamamız tam olarak 3 yılımızı aldı. Fakat en sonunda herkes bizi konuşuyordu.
Profesörlerimiz bir röportaj yapmamız gerektiğini söyledi. Üç gün sonra canlı yayında röportaj yapıyorduk. O gün ilk defa mekiğin ismini söyleyecektik. Mekiğin ismini “Henri-68” koymuştuk. İnsanlara her şeyi detaylı anlattık ve şunu anladık. Bütün bu çalışmalarımızı yapmamızı sağlayan, bize yardımcı olan bir kadındı. Ayrıca hayatta bile değildi. Ve bizim sayemizde artık herkes onu tanıyordu…
HAYAL CUNTŞİR
7/A