Uzun bir dostluk

Mesleğime yeni başlamış, çiçeği burnunda bir adamdım. Harvard’a dair tüm bilgileri yalayıp yutmuş, tarihinin tümünü öğrenmiştim. Şimdi Harvard’daki kompüterlik işimin ilk gününü yaşamak üzereydim. Harvard Üniversitesi oldukça görkemli bir binaydı ve şatafatlı, hoş bir yapıya sahipti. Merdivenleri hızla çıkarken heyecanlı, bir o kadar da gururluydum. Kata gelince karşılandım ve personeller tarafından bölüme yönlendirilmiştim . Ahşap bir kapıyla burun buruna geldiğimde üzerinde “Kompüterlik Bölümü” yazıyordu. Kapıyı sakince çalıp açtıktan sonra gördüğüm manzaraya inanamamıştım. Ve kabullenmeyi bırakın, inanmaya asla yaklaşamayacaktım bile.

Çünkü içeride Henrietta Swan Leavitt duruyordu. O meşhur astrolog, matematikçi dahi bilim insanı Henrietta Swan Leavitt… Gazetelerde üstün keşifleriyle tanıyordum onu. Hatta neredeyse tüm dünya tanıyordu ve özeniyordu ona. İş başındaydı. Dağınık topuzu, ışıl ışıl, bilime merak duyan gözleriyle beraber ciddi bir işle uğraşıyordu. Demek ki aynı mesleği paylaşacaktım onun gibi kıymetli biriyle. “Merhaba, siz saygıdeğer bilim kadını Bayan Leavitt’siniz… Öyle değil mi?”  demiştim çekingen bir tavırla. Öylesine gurur duymuştum ki o yanıtlarken…

“Evet, ben kendisiyim. Saygıdeğer olduğumu düşündüğünüz için teşekkür ederim.”dedi saygılı ve mütevazı bir tebessümle. Kendimi de tanıttıktan sonra beraber çalışmaya koyulmuştuk. Bir ara aramızda şöyle bir konuşma geçti “Ay’daki bir kratere isminiz verilmişti, değil mi?” diye sordum. “Ever, bu Radcliffe Üniversitesi’nde yazdığım birkaç makale sonucunda bana verilen ödüldü.” Bu dönüt karşısında merakımı yenemedim ve bilmiyor olmamda bir kusur görebileceğinden sakınarak, “Ne gibi konuları ele alıyordu bu makaleleriniz?” diye sordum.

Ama o yüzündeki tebessümü biraz daha yayarak “Yıldızların Ay ve Dünya’ya olan mesafelerini ele almıştım. Bunun için detaylıca araştırmalar yapmam gerekmişti,” dedi haklı bir gururla. Sonraki birkaç sohbet daha boyunca bana iki diğer kardeşinden, annesinden ve babasından, aile hayatından bahsetti. Çünkü ona sürekli sorular soruyordum. Kısa bir süre içinde en  yakın arkadaşlara dönüşmüştük. Kompüterlik bölümünde ikimiz de başarılıydık ve ilerliyorduk.

5 yıl önce bugünü anımsıyorum şimdi. Henrietta Swan Leavitt şimdi mide kanseriyle mücadele ediyor. Hasta döşeğinin yanında oturuyor, bu satırları yazıyorum defterime. Işıl ışıl meraklı gözleri artık kapalı. Ama kalbinin attığına şükrediyorum. Henüz durması için çok erken gibi geliyor. Yalnızca bilim dünyasına bıraktığı birçok armağandan sonra aramızdan ayrılacağına inanamıyorum. Belki de yalnızca inanmak istemiyorum, değerli arkadaşımın öleceğine. Belki de arkasında bırakacak olduğu geleceği görmesini istiyorum. Çünkü biliyorum. Geleceğin onun tüm çalışmalarını hak etmek için çalışacağını biliyorum. 19 Aralık 1921. Bugün o aramızdan ayrılıyor…

EYLÜL DEREN TARİN  

 7-A

Previous Post
Next Post

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir