Edebiyat

Zaman akıyor

Zaman akıyor

Zaman akmakta, Sen umursama, Zaman akıyor bak, Ne halde dünya. Cidden hala, Umursamıyorsun, Bak, Zaman akıyor. Ne yaparsın, Durdurabilir misin? Zaman akıyor, Sen hala umursamıyorsun, Gün geçtikçe yaşlanıyor ruhun. SUDE NAZ POLAT 9-D ŞİRİNYER SINAV ANADOLU LİSESİ

Atatürk ve 10 Kasım

Atatürk ve 10 Kasım

Ülkemizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK özgürlüğümüz, bu ülkenin kurulabilmesi ve gelişebilmesi için ömrü boyunca çabalamıştır. Bu nedenledir ki, 10 Kasım 1938 tarihinde fiziki olarak aramızdan ayrılmış olsa da onu minnet ve sevgiyle yaşatıyoruz. Atatürk, her yanı işgalci devletler tarafından sarılmış ve bölünmekte olan vatanı kurtarmakla kalmamış; aynı zamanda ülkemizin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşması…

Hayvan sevgisi

Hayvan sevgisi

Karşılıksız sevgi denince onlar gelir akla Bakarlar elimize beklerler bizden mama Sevelim hayvanları koruyalım onları Almayalım ellerinden yaşama haklarını Evlerimizi açalım onlara yüreklerimizi açalım Sahiplenelim onları bu savunmasız canlıları Sevelim sevdirelim koruyalım onları Dünyamızı renklendiren bu güzel canlıları İlkbahar gelince cıvıl cıvıl ötüşleri Renklendirir ve şenlendirir çevreyi Sevelim hayvanları koruyalım onları Almayalım ellerinden yaşama haklarını…

Aşık Veysel

Aşık Veysel

Veysel Şatıroğlu veya lakabı ile Aşık Veysel, Türk halk ozanıdır.Avşar boyunun Şatırlı obasına mensuptur. Aşık Veysel Şatıroğlu, 1894 yılında Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi. Annesi Gülizar, babası “Karaca” lakaplı Ahmet adında bir çiftçiydi. Veysel ‘in iki kız kardeşi, yörede yaygınlaşan çiçek hastalığına yakalanarak yaşamlarını yitirdi. Veysel de yedi yaşında aynı hastalıktan dolayı…

Aşk

Aşk

Dün gibi hatırlarım Gözlerinin rengini Aşka inanmayanlara Anlatırım herkese seni Avuturum kendimi Farklı bedenlerde Unutamam seni Kimleri sevsem sensin Ne senden öncesi Ne senden sonrası Geçmiyor zaman Tutuklu kalırım her çağırdığımda seni Sen gideli yıllar olmuş Unutamam seni Söylesinler sana şimdi Seni ne kadar sevdiğimi Ne yaptıysam olmadı Unutamadım seni Sen değil Gidişin kaldı bende…

Aşk

Aşk

Aşk,şairlerin özlemli ve duygulu şarkılarıdır. Filozofların bazıları için yaratıcı bazıları için ise zaman kaybıdır ve yıkıcıdır. Psikologlar için aşk hem normal hem de nörotik olmaktır. Peki aşk gerçekten nedir? Gerçek ve yalan diye ikiye ayrılabilicek kadar geniş ve üstünde herkes tarafından durulan duygu mudur yoksa bir yanlış anlaşılma mıdır? Mesela sizin aklınıza aşk deyince ne…

İstiklal müzesi

İstiklal müzesi

“Gerçek müzeler, zamanın mekana dönüştürüldüğü yerlerdir.” ORHAN PAMUK Sanat, tarih, bilim eserlerinin ya da nesnelerinin saklandığı, ülkemizin kültürel varlıklarının tanıtıldığı halka açık mekanlardır müzeler. Bugün de sizlere gitmiş olduğumuz İstiklal Müzesi’ni anlatacağım. Mustafa Kemal Atatürk , silah arkadaşları ve Milli Mücadele’deki kahramanlarımızın yaşadıklarını saygı ile anmak için açılmış bir müzedir. Birçok savaşı ele alıp Cumhuriyet’in…

Tolstoy’un bisikleti

Tolstoy’un bisikleti

Leo Tolstoy, 67 yaşında iken 7 yaşındaki biricik oğlunu kaybeder. Yaşadığı derin acıdan çıkmasına yardımcı olması için Moskova Bisikletseverler Derneği yazarımıza bir bisiklet hediye eder Tolstoy yaşını başını bir yana koyar ve kendini bu işe verir. Günlük işlerini bitirir bitirmez her sabah köylülerin şaşkın bakışları arasında evinin bahçesi boyunca bisikletini sürer. Ve öğrenmez olur mu?…

Hüznün şairi

Hüznün şairi

Edebiyatımız için büyük öneme sahip olan şairimiz Ümit Yaşar Oğuzcan 1926 yılında Mersin’in Tarsus ilçesinde doğmuştur.Oğuzcan,melankoli ruh yapısı ve hüzünlü şiirleriyle Hüznün Şairi olarak tanınır. Yaşamı boyunca 24 kez intihar girişiminde bulunmuştur.Peki neden? Çocukluğu acılarla geçen Oğuzcan küçük yaşta kızamık geçirmiş ve bu hastalık sonucu kekeme kalmıştı. Bu ve başına gelen birçok farklı acı onu…

Salıncaksız çocuklar

Salıncaksız çocuklar

Biz insanlar ne tek başımıza yaşayabiliyoruz ne de birbirimizle. Bazen demir parmaklıklara kapatıyoruz kendimizi sonra yalnızım ben diye iç çekiyoruz. Engelliyoruz güneşin tenimize değmesini; rüzgarın saçımızı dağıtmasından yakınıyoruz. Biz bir şeyi ne olduğu gibi kabul ediyoruz ne de kilitli bir sandığa koyduğumuz halini. Her şeyden uzaklaşıyoruz, canımızın yanmasını istemiyoruz. Savaşmak bizim için baştan kaybedilmiş bir…