Ön yargı öyle bir kavramdır ki atalarımızdan bu yana kötü bir şey olarak tanımlanmıştır. Bazen ön yargı insanların kalbini kırıp onları üzer, bazen ise bize yararı dokunur. Ön yargılı fikirlerimizi yıkmanın önemi bize öğretilmeye çalışılmıştır hep. Çünkü bu fikirler insanların birbirinden soğumasını sağlayabilirken bazen de gözümüzü yükseklere götürür. Yani birine karşı yoğun fikirlerimiz, tahminlerimiz olunca bu tahminlerimizin doğruluğu hiçbir zaman kesin olmaz. Bu tahminler bizi yanıltınca da duygularımız tamamen değişir. İşte bu yüzden, kendimizi hayal kırıklığına uğratmak istemiyorsak ön yargılı olmamalıyız. Peki bu durumun zararları kadar faydaları da olabilir mi? Faydalarını nasıl değerlendiririz?
Belki ön yargının faydalı olabileceğini hiç düşünmemişsinizdir. Belki de buna katılmıyorsunuzdur. Ama doğru zamanlarda doğru şeyler için tahmin yürütürsek, bu bizim o anda yaptığımız davranışı olumlu etkileyebilir. Örneğin bir sınava çalışırken yeterince çaba göstermediğimizi, sınavdan düşük bir not alacağımızı düşünebiliyoruz. Bu öngörü olumsuz gibi gözükse de aslında olumludur. Çünkü daha çok çalışmamızı sağlayarak bizi başarıya ulaştırır. Lakin bu öngörü bizi farklı şekilde de etkileyebilir. Mesela “Zaten çalışsam da işe yaramayacak ki, en iyisi pes edeyim” gibi düşünmemizi sağlaması da olasıdır.
Yani bu şekilde bir öngörüde bulunduğumuz zaman bu ön yargıyı zihnimizde değiştirerek kötü sonuçlar elde edeceğimizi düşünmemeliyiz, yoksa gerçekten kötü sonuca ulaşırız. Başka bir örnek daha verelim. Diyelim ki bir iş yerinde çalışmaya başladınız. Bir yabancı gelip sizinle iş ortağı olmak istediğini söylüyor. Ancak siz bu yabancının davranışlarına önceden tanık oluyorsunuz ve pek de iyi bir çalışma arkadaşına benzemediğini fark ediyorsunuz.
Ön yargılarınız sizin o yabancıyla çalışmamanızı sağlıyor ve karar vererek bunu reddediyorsunuz. Bu işin sonunda ön yargınız sizi olumlu bir sonuca ulaştırır, çünkü iç sesinize kulak vererek kendiniz için iyi olanı seçmişsiniz. Çıkarım yapacak olursak önyargımız bize olumlu şeyler kazandırabilir, bu mümkündür.
Öngörülerimiz, tahminlerimiz, yargılarımız… Belki de çoğu bizi yanılttı ama fark etmesek de bize bir şeyler kattılar. Neler mi kattılar? Hayatında hiç tahminde bulunmayan bir insan düşünün. Gelecekte ne olacağı hakkında hiçbir fikre sahip olmasın bu insan. Kendine en fazla ne kadar yararı dokunabilir? Fazla da bir yararı dokunamaz. Çünkü gökyüzüne bakıp ‘Yağmur yağacak’ fikrini yürütemedikten sonra şemsiye de alamaz, sonuç olarak ıslanır. Kısacası önyargılarımız ve tahminlerimiz neden- sonuç ilişkisini başarıyla kurmamızı sağlar. Bu da kendimizi korumamıza sebep olur.
Şimdi burada okuduğunuz şeylerin özetini verecek olursak, önyargılarımız bizi başarıya da ulaştırabilir. Olumsuz fikirleri olumluya çevirmemizi, kendimizi korumamızı da sağlayabilir. Önemli olan hayata olan bakış açımızdır. Bu yüzden önyargılarımızdan kaçmayarak fakat onları zaman zaman susturarak yaşayabiliriz. Zaman zaman da seslerini açarak kendimiz için iyi olana kulak vermeliyiz. Yani önyargılarımıza her zaman önyargıyla yaklaşmamalıyız, bazıları bize başarıyı getirir.
Eylül Deren Tarin
Buca Sınav Koleji
7-A