Yine yılbaşı zamanı geldi. Biz her yılbaşında ailecek birbirimize hediyeler alırız, fakat leminikler işleri her seferinde karıştırıyor!
Size kısaca leminiklerden bahsedeyim. Küçük, mor tüylü, tatlı ve zeki yaratıklardır, ama pek insan canlısı değillerdir. Peşinize takılırlarsa başınız birazcık dertte demektir.
Yılbaşı sabahı erkenden kalktım. Evde her zaman ilk ben uyanırım. Hediye işini son güne bırakmıştım. Saat 00.00’ a kadar bütün aile bireylerinin hediyeleri hazır olmalıydı. Biriktirdiğim harçlıklarımı da yanıma alıp dışarıya çıktım.
İlk olarak anneme hediye almak istedim. Onun sevdiği şeyleri düşünmeye başladım. Camekânında yanıp sönen ışıkların asılı olduğu, bir dükkâna girdim. Yüzlerce seçenek içinde kalakaldım. Annem genellikle bardak gibi hediyelere bayılır ama bu sefer farklı bir şey almaya karar verdim. Şık bir bileklik aldım. Dükkândan çıktığımda bir leminik gördüm, gözü paketimdeydi. Dikkatli olmalıydım. Geçen yıl paketin içinden hediyemi çıkarıp yerine taş koyduklarını hiç fark etmemiştim. Kardeşime oyuncakçıdan T-rex aldım. O, dinozorlara bayılır. Ama kardeşim hiç kimseye hediye almaz. Genellikle kendi emeğiyle yaptığı hediyeler hazırlar bize; resimler, boncuklu takılar, kilden yapılma heykelcikler gibi. Küçük ama çok yeteneklidir kendisi.
Sıra babaannemin hediyesine gelmişti. Gerçekten ne alacağımı bilmiyordum. ‘Bir Milyoncu’ denen dükkâna girdim. Örgü örme seti aldım. Diğer babaanneler örgü örmeyi genelde severler ama benim babaannem sever mi, bilmiyordum. Bence iyi vakit geçirilecek bir hediyeye benziyor. Sonra biraz dinlenmek için parkta oturdum. Evden yaklaşık olarak yedi km yürüyerek, İzmir, Kordon’a kadar gelmiştim. Önümden gevrekçi geçti. Bir tane kendime, bir tane de martılara aldım. Sonra aklıma leminikler geldi, bir tane daha aldım. Bu onları geçici bir süre oyalayabilirdi. Aslında en çok çikolatayı severler. Leminikleri başınızdan savuşturmanın en iyi yöntemi onlara çikolata teklif etmektir.
Babama hediye almak için Karşıyaka’ya gitmeye karar verdim. Saat 12.05’ te vapura bindim. İyi ki martılara gevrek almışım, hemencecik bitirdiler. Biraz denizi izledikten sonra üşüdüğümü fark ettim ve içeriye girdim. Karşıyaka’ya gelmem yirmi dakika sürdü. Babam, nostaljik şeyleri çok sever. Bu yüzden antikacıya gitmeye karar verdim. ‘Bisim’ denen bisiklet kiralama yerinden kendime bir bisiklet kiraladım. Böylelikle gideceğim yere daha hızlı ulaştım. Antikacıya geldiğimde Dalida’nın plağı gözüme çarptı. Babam Dalida’yı çok sever. Bana biraz pahalıya patlasa da babamı mutlu edeceğini bildiğim için bu hediyeyi aldım. Çıkışta leminiklerle karşılaştım, beni daire içine aldılar. Onlara aldığım gevreği teklif ettim, ama kabul etmediler, daha fazlasını istediler. “Çikolata da vereceğim” deyince aralarında konuşup teklifimi kabul ettiler. Neyse, bu sefer de ucuz kurtuldum (mu acaba?)! Eve dönme vakti geldi. Yolcu limanına kadar gelip, bisikletimi kiraladığım yere geri bıraktım. Tekrar vapura binip, Kordon’a geldim. Eve yedi km kalmıştı. Kalan paramla taksiye bindim ve evime geldim.
Evde kardeşimle birlikte, Jim Carrey’nin oynadığı, Grinch adlı, yılbaşı temalı filmi izledik ve çok sevdik. Sonra ailecek tombala oynadık. Akşam olunca, babamın hazırladığı lezzetli yemeklerden yedik. Saat 00.00’ a doğru geri sayıma başladık. 10, 9, 8, 7… sıfıııııır!
Yeni yıl geldi! Vee en sevdiğim zaman; hediyeleri açma zamanı geldi! Kardeşimin uykusu gelmeye başlamıştı, gözlerinden belliydi. Herkes hediyesini açmaya başladı. Benim ilk hediyem dinozor resmiydi, kardeşimden gelmişti tabii ki. Babam bana telefon almıştı, çok mutlu oldum. İhtiyacım vardı gerçekten. Önceliğim iletişim olsa da arada bir oyun oynayabilir ve ödevlerim için de kullanabilirdim. Annem birkaç tane soru bankası kitabı almıştı, sağ olsun. Yani yılbaşında bile “ders çalış” diyeceğinden korktum. Neyse şaka bir yana, ihtiyacım vardı gerçekten. Babaannem ise kıyafet almıştı. Çok sevdim diyemem açıkçası, ama saygı gösterdim. Düşünmesi bile yeterli. Ben de hediyelerimi vermeye başladım. Babam plağa çok sevindi. Aldığı en güzel hediye olduğunu, söyledi. Kardeşimin hediyesinin içinden kafası olmayan bir t-rex çıktı. Ah leminikler, yine yapmışlardı yapacaklarını! Kardeşim bu duruma çok üzüldü ama babamla beraber harçlıklarımı biriktirip en yakın zamanda yenisini alacağımızı söyleyince sevindi. Annem hediyesini hemen takıp gösterdi ve yanağıma bir öpücük kondurdu. Babaannem de hediyesini çok sevdi, “Bana hutuptan (youtube)örgü vityosu aç.” dedi.
Bu yılbaşı çok güzel geçti. Ailemle bolca vakit geçirmeye özen gösterdim.
Sonrasında babaannem bana bir sürü atkı, çorap, bere ve kazak ördü. Kardeşime yeni bir t-rex aldık. Tam aklımdan “Leminikler epey zamandır görünmüyorlar.” diye geçiriyordum ki Dalida’nın sesine bir şeyler oldu. Ah leminikler, plağı yemişler!
Cevat Nuri PAMUK
7-A