Küçük Kız

Hayata sevgi dolu gözlerle bakan küçük bir kız… Artık yeni bir yaşam şekli vardı, yeni ülkesi ve şehrinde. Yolculuk boyunca gülüyordu küçük kız. Taşındıkları şehir soğuk ve karıyla ünlüydü. Küçük kız hiç kar görmemişti, kitaplardan ve filmlerden anımsardı sadece.

Şimdi ise küçük kız odasının penceresine yapışmış dışarıyı seyrediyordu. Havanın çok soğuk olmasına rağmen ne bir beyazlık ne de kitaplarda okuduğu gibi oyun oynayan çocuklar vardı. Merakla daha çok yaklaştı cama, çilli yanaklarını cama yaslıyordu heyecanla. Evlerdeki süslerle rengârenk görünen sokağa karşı umudunu kaybetti küçük kız. Kafasını tekrardan kitaplara gömmüştü. Zamanın bu kadar hızlı geçtiğini annesinin sesiyle anladı. Çok geç olmuştu. Sıcacık yatağına istemese de girdi küçük kız. Çok geçmeden uymuştu, gözlerindeki yaşlar yastığına doğru süzülürken. İşte tam o sırada cama çarpan kartopunun sesi geldi kulaklarına. Islak gözlerini araladı küçük kız. “Kartopu?” Küçük ayaklarına panduflarını geçirip cama koştu küçük kız. Hiç tereddüt etmeden camı açtı. Yanaklarına vuran o serin esintiden hiç rahatsız olmamıştı. O an karşısında okuduğu veya izlediği filmlerden çok farklı bir manzara vardı. Gökyüzünden aşağıya doğru yavaşça süzülen kar taneleri pamuk topları gibi görünüyordu. Küçük kız kafasına taktığı şapka ve yeni aldığı sarı çizmeleriyle beraber heyecanla dışarıya koştu. Evlerinden sokağa fırlayan onlarca mutlu çocuğun sesi… O anki huzur, soğuğu unutturdu küçük kıza. Etrafındaki çocuklarla sanki yıllardır tanışıyormuşçasına oynadı küçük kız.

Her hikâyenin bir sonu vardır. O heyecanla üşüdüğünü fark etmeyen küçük kız, battaniyesinin altında tarçınlı kurabiyesini yerken, böylesine bir anı yaşadığı için kalbi huzurla doluydu. Gelecek yılların hayallerini kurarak sıcak yatağında uyuyakaldı.

Gökçe ÖMÜR

7-A

Buca Sınav Koleji

Previous Post
Next Post

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir