Matematik nedir? Küçük bir çarpma işlemi mi, yoksa zor bir denklem mi? Hayır. Matematik insanların tam anlamıyla anlama düzeyinin ötesinde bir kavramdır. Bu sözcük, insanlığın devam etmesi için oldukça önemli bir unsurdur. Hiç, “Eğer matematik olmasaydı hayatımız nasıl olurdu” diye düşündünüz mü? Eğer cevabınız hayır ise, o zaman bu sizin matematiğin öneminden haberdar olmadığınızı göstermektedir. Eğer matematik olmasaydı, insanoğlu yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalırdı. Çünkü biz insanların matematiksiz her hangi bir şey yapabilme olasılığı yoktur.
Matematiğin nerelerde kullanıldığını saymak aslında hem çok kolay, hem de şaşırtıcı bir şekilde zordur. Kolaydır, çünkü o kadar fazla göze çarpan kullanım alanı vardır ki, fark etmemek mümkün değildir. Zor olma nedeni ise, kullanım alanlarının hepsini saymanın mümkün olmamasıdır. Ben, gerçekçi konuşmak gerekirse, bunun, dünyadaki tüm ülkeleri bilmekten bile daha zor olabileceğini düşünüyorum. Ama zaten insanların matematikle ilgili şeylerin hepsini bilmeleri beklenmemektedir. Ancak bazı şeyleri bilseler de kötü olmaz. Örneğin:
- Market alışverişi
- Yemek yapmak/hazırlamak
- Para yönetimi
- Yolculuklar için zamanı, mesafeyi ve maliyetini hesaplamak
- Ev dekorasyonu
- Müzik(Sanat)
Ancak, benim şu anda odaklanmak istediğim nokta bunlar değil. Ben, sporun matematiksel mantığını anlama konusuna odaklanmak istiyorum. Bazıları sporun matematikle ne ilgisi olduğunu anlamayabilirler, ama o kadar çok ilgisi var ki! Spor matematik demektir. Matematiksiz, futbolda topu kaç derecelik açı ile atmamız gerektiğini bilemeyiz. Ya da teniste topun nasıl geldiğini hesaplayamayız.
Bunlar tabii ki güzel örnekler, ancak bence en güzel örnek “Atletizm” olurdu. Atletizm, bir pist veya alanda yapılan, dünyanın en eski sporlarından biridir. Atletizm ile uğraşan kişilere “atlet” denir. Bu atletler çoğu zaman koşu, yürüyüş, atlama veya atma dallarından biri ile ilgili çalışıp, kendisini o alanda profesyonel hale getirmek için çabalarlar. Bunu da antrenmanlar eşliğinde sağlarlar.
BİLGİ: Bilinen ilk koşu yarışı MÖ 3800’lü yıllarda Mısır’da düzenlenmiştir.
Eğer atletizmin matematik ile ilgisinin ne olduğunu merak ediyorsanız, bilin ki, aslında bunun da oldukça basit bir cevabı bulunmaktadır. Mesela, matematik olmasaydı atletin yarışmayı kaç saniyede tamamladığını bilemezdik. Ya da bir uzun atlamacının kumda atladığı mesafeyi ölçemezdik. Bir güllecinin gülle atma kapasitesinin kaç metre olduğunu öğrenemezdik. Bir yüksek atlamacının ne kadar yükseğe sıçrayabildiğini bilme şansımız olmazdı. Bunlar, verebileceğimiz örneklerden sadece bir kaçıydı, ama matematiğin atletizm için ne kadar önemli olduğunu anlamamızı sağlayacak örneklerdi.
Ben de bir atlet olarak matematikten sürekli yararlanıyorum. Örneğin antrenmanımın başında ısınmam için gereken süre, arttırmalarımın sayısı ve hızı, yapacağım sıçrama miktarı benim sürekli olarak bilmem gereken bilgiler. Bunları bilmiyor olsaydım daha hızlı koşamaz, daha yükseğe sıçrayamaz ve de ilerlememi ölçemezdim. Matematik bilmek ve ilgili rakamlarla antrenmanları takip etmek her atlet için başarı getiren en önemli koşuldur.
Atletizmde yarışmalar her atlet için çok heyecanlı geçer. Çünkü rakiplerinizin sizden daha iyi olup olmadığını bilmeniz mümkün değildir. Örneğin yüksek atlama yarışında belirli bir çıta yüksekliği ile yarışma başlar. Atletler sırayla o yüksekliği geçmeye çalışır.
Sizden önce atlayan rakipleriniz o yüksekliği geçtiyse sizin heyecanınız daha da artar. 25 Nisanda katıldığım yüksek atlama yarışmasında, rakibim çıtayı geçtiğinde benim ondan en azından bir iki santimetre daha yükseğe atlamam gerekmekteydi. Bu yüksekliği geçebildiğimi 23 Nisandaki yarışımda görmüştüm. Bu nedenle beni hiç strese sokmadı ve kolayca rakibimden daha yüksek bir çıta yüksekliğini geçtim. Böylece birinci oldum. Eğer ki matematik olmasaydı, o yüksekliği geçebileceğimi bilemezdim ve kendime güvenim olmazdı. Bu da benim başarımı olumsuz etkilerdi. Bu nedenle matematik atletizmde çok önemlidir.
İLKE PEHLİVAN
5/B