Marmaris’te gecenin çöküşü

Akşamüstü uğrayınca dışarıdaydık. Marmaris’in geniş bir meydanında, ucu bucağı görülmeyen küçük evlerin dizilişini görebiliyorduk. Burası Belediye Rıhtımı isimli bir meydandı. Yaşlıca teyzeler yürüyüş yapıyordu ve etrafta canlı bir hava vardı. Deniz sesiyle beraber yaşayan insanların yüzündeki neşe okunuyordu.

Rodos’a yalnızca 45 dakika uzaklıktaydık.  Her yer ayağımızın dibindeydi ancak meydan oldukça genişti. Kenarda gezen simitçiler, ışık saçan farklı farklı dükkanlar… Banklarda oturan insanların bir kısmının farklı bir dil konuştuğunu duydum. Marmaris, Türkiye’nin kıyı kesimlerinde yer aldığı için buraya uğrayan birçok yabancı veya göçmen oluyordu. Marmaris hakkında iyi düşüncelere sahip olmak için her şey ortadaydı.

Açlıktan kendimizi bir restoranda bulduk. Meşhur dolmalar satıyordu bu sakin dükkân. İç tasarımı biraz fazla kalabalıktı, bu yüzden ilgimi çekmedi. Ama çeşit çeşit dolma seçeneği sunan menüleri oldukça iştah açıcıydı. Her şey bir kenara, dolmaların yanında biraz da olsa sarma görmek isterdim. Akşam çöktüğü zaman etrafta sokak müzikleri duyuluyordu. Sokak lambalarının yaydığı sarı ışık denize usulca yansıyordu.

O serinlikte güzelce yürüdük. Belediye Rıhtımı’nın kenarında oturup güzel bir çay içilecek türlü türlü yerler vardı. Bir yere oturduğumuzda karşıdaki adaları seyre daldım.  Adaköy, Bedir Adası, Güvercin Adası gibi birçok ada gözle görülür konumdaydı. Bu adalar MÖ 3400’lerden beri yaşayan adalardı. İnsanların kendini burada yaşarken hayal etmemesi olacak iş değildi. Belki de ileride bu adalarda yaşamak için varını yoğunu ortaya koyacaklardı. Kim bilir?  Gecenin bu nefes kesici görüntüsü, ay tarafından da izleniyordu. İ

lk adı Pyskos olan Marmaris, geceliğin bile en iç açıcı haliyle karşımızda duruyordu.

Eylül Deren TARİN 7-C

BUCA SINAV KOLEJİ

Previous Post
Next Post

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir